11 Ağustos 2017 Cuma

Dostoyevski hakkında konuşmak istiyorum



Uzun bir aradan sonra geri döndüm ve biraz Dostoyevski' den bahsetmek istiyorum; yani en sevdiğim yazardan. Blog' a olduğu gibi okumaya da uzunca bir ara verdim ve tekrar döndüğümde Dostoyevski adeta başımı dizlerinin üzerine aldı, saçlarımı okşayarak hikayelerini anlatmaya başladı. Bilmiyorum kaç kişiye oluyor ama benim için bu adamın romanları dışında bir kitap okumak bir başka Dostoyevski romanı okumadan önce uğradığım bir durak gibi. En kötüsü de bu romanların belli sayıda olması sanırım :)

Ben de hepsi birbirinden etkileyici olan bu öykülerden en çok içime dokunan birkaçından bahsetmek istedim, umarım dikkatinizi çeker ve hemen bir Dostoyevski romanına başlamanıza vesile olurum:

1- Karamazov Kardeşler

Benim için bir başyapıttan öte. En sevdiğim, okuduğum en iyi roman. Bu öyle bir öykü ki Dostoyevski' nin olayları değil, bütünüyle insanı anlattığı ... Müthiş, buhranlı, sancılı, çarpıcı!
Müthiş Ivan Karamazov karakteri de bu romanda yer alıyor. Kendisi gibi ateist değilim; ama onun iç acıları, yürek kavuran soruları benim de içimi yakıyor. Eminim okuyan herkesin içine dokunacaktır.

2- Suç ve Ceza

Karamazov Kardeşler olmasaydı Dostoyevski' nin bu en ünlü romanı benim de favorim olacaktı. Raskolnikov' un yaşadığı gel-gitleri iliklere kadar hissettiren bir "kaybedenler" öyküsü olması beni çok etkilemişti. İnsana dair bir harita sanki!

3- Cinler

Dostoyevski' nin bir başka şaheseri. Tıpkı diğer saydığım ikisi gibi "büyük" bir roman. Karakterleri kanlı canlı yaşıyorcasına hissetmek ve diğer öykülerdeki gibi çaresiz sonlarına sürüklenişlerini iç sıkıntısı ile izlemek.. Bu romanda kalbime dokunan iki şey var aklımda, birincisi Kirilov karakteri ve intihar ile ilgili düşünceleri; ikincisi ise romandaki küçük kızın elini yumruk yapıp salladığı o an (bı kısmı okuyanlar anlayacaktır)

4- Ölü Evinden Anılar

Ah Dostoyevski yapma bunu! Hem bu kadar naif hem bu kadar ağır nasıl olabiliyorsun? Yazarımız biliyorsunuz ki mahkumdu bir zamanlar ve bu romanında bir hapishaneden bahsetmiş, oradaki ölü-yaşamı anlatmış. En etkilendiğim an sürekli aklımın köşesinde. Bayram kutlaması, birkaç saatlik eğlence sonrası mahkumun nerede olduğunu hatırladığı o an!

Öteki, Amcanın Rüyası, Ezilenler, Budala, Ebedi Koca, Ev Sahibesi, Kumarbaz diğer beni benden alan Dostoyevski eserleri. Hepsini öneririm, aklınızda bulunsun..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder