Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sinemada "Bakış"

Bazı sahneler var, bazı anlar var; sayfa sayfa yazıdan, uzun uzun konuşmalardan, seslerden ve sözlerden daha ağır, daha vurucu ve unutulmaz.

Hadi bazılarını hatırlayalım:

- Man on the Moon / 1999 / Jim Carrey










Film; "komedyen mi desem; aslında tam olarak komedyen değil, yok yok nevi şahsına münhasır demeliyim ama o da yetmez ki" şeklinde anlatmak için seçeceğim kelimelerde zorlandığım, Andy Kauffman'ın hayat hikayesi. Kendisi özetleyecek olursam "herkesi trolleyen adam" Yani hayatı boyunca "-mış gibi" yaparak (ya da -mış gibi yaptığını düşündürerek) gülüyor-güldürüyor. Fakat gün gelip hayat ona son ve en büyük şakasını şu yukarıda gördüğünüz anda yapıyor. (Şu an için döktüğüm gözyaşının haddi hesabı yok!)

- Philadelphia / 1993 / Tom Hanks











Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki; Tom Hanks sen nasıl bir insansın ?! Sen nasıl bir şeysin ki bir bakışınla dışlanmışlığı, çaresizliği, umutsuzluğu, hayal kırıklığı ve kırgınlığı iliklerimize kadar hissettirebiliyo…

İsmi yeter: Rebecca

Rebecca, Alfred Hitchcock' un En iyi Film Oscar ödülünü kazanan ilk ve tek, İngiltere'den sonraki dönemde çektiği ilk filmi olarak; filmografisinde enteresan bir yere sahip. Benim için çok daha enteresan...



Dün gece rüyamda, yeniden Manderley'e gittiğimi gördüm..
Genç bir kadının sesinden dinlediğimiz bu kelimeler ve tuhaf, tekinsiz bir karanlıkta ilerleyen kameramız. O ağaçların yarattığı gölgeler ve sis, insanı nasıl da rahatsız eden bir görüntü oluşturur. Devamında ilerleyen hikaye, soğuk bir genç adam ve ismini bile öğrenemediğimiz ürkek bir genç kadın. Kadın çekingen, adam gizemli. Bu iki insan birkaç buluşmadan sonra evlenmeye karar verir ve isimsiz kahramanımız Mrs.de Winter olarak kendine bir kimlik edinir. 
Asıl hikaye bundan sonra başlar. Manderlay'e giden yolda.  Mrs. Winters burada yepyeni bir isimle karşılaşacaktır: Rebecca.
Bir filmi korkutucu yapan nedir? Onda ne olmalı ki insanlar bu filmi izlerken tedirgin olmalı, gerilmeli? Kan mı? Hayalet veya şeytanl…

Efsaneler Asla Ölmez / Elvis Presley

Bir gün Elvis Presley hakkında uzun uzun yazmak istiyorum; ama bugün, sadece dinlemek..


Mad Max Fury Road ve Mad Max Serisi

Kıyamet sonrası filmleri ile aranız nasıldır?
Kötüyse de merak etmeyin, bu seri fikrinizi değiştirebilir!

Mad Max / 1979

Mad Max efsanesi George Miller'ın elinde 1979 yılında vizyona giren ilk filmi ile doğdu. Bu ilk filmin; polis memuru Max Rockatansky ve yozlaşmaya yüz tutan toplum ışığında ilerleyen; post apokaliptik bir film edasındansa iyi bir yol-intikam-aksiyon melezi olarak göze çarpan bir yapısı vardı. Tabii aynı zamanda dünyaya "Mel Gibson" isminde genç ve karizmatik bir yetenek sunmuştu.


















Mad Max: The Road Warrior / 1981

İkinci filme gelecek olursak Mad Max: The Road Warrior (ki favorim olur)
Dostum! Bu ne çılgınlık! Bu anti kahramanlık! Bu her parçasından punk akan kostümler! Bu delirmiş insanlık! Çılgınlığının sonunda dünyanın sonunu getirmiş insanlık! Mad Max efsanesi varsa ve bu efsanenin kabuğu içinde bir felsefe saklı ise bu film odur. Bu film çekirdektir, dünya için magmadır, atom için protondur! Kısacası bu filmi izlemeden ölmeyin :)












Mad Max Beyond T…

Klasik Sinema: Yönetmenler, Oyuncular

İlk yazı, ilk deneyim en sevdiklerimden gelsin o zaman :) Bir anlık düşünceyle başladığım "blogger"lık maceramda ilk düşündüğüm konu elbette "sinema!" 2sn sonrasındaysa "kült ve klasik filmler" oldu. Tabii günümüz klişelere sıkışmış sinema dünyasından çıkıp klasik sinema deryasının içine düşen bir insanın yeni yönetmen, oyuncu  hazinesini keşfetmesi de uzun sürmüyor!

O halde ilk yazım bu sinema emekçilerine gelsin, en sevdiğim, hayran olduğum beni büyüleyen klasik sinemanın unutulmaz yıldızları ve yönetmenleri..

Ee sinema kolay iş değil, sinemayı sanat yapanların hiç değil! Benim favorilerim şöyle:
Yönetmenler: Alfred Hitchcock, Orson Welles, Billy Wilder, Akira Kurosawa, William Wyler, Joseph L. Mankiewicz, Charles Chaplin, Fritz Lang , Stanley Kubrick, John Huston ...
Bir efsane: Orson Welles
Oyuncular: Audrey Hepburn, James Dean, Paul Newman, Fredrich March, James Stewart, Grace Kelly, Joseph Cotten, Bette Davis, Dwight Frye, Ingrad Bergman, Laurence Oliv…