Ana içeriğe atla

The Crow / Karga / 1994


Karanlık, kasvetli ve üzerinde alevler yükselen şehri fondaki ney sesiyle bir karganın gözüyle görürüz ve kız çocuğunun sesi şöyle der; "Bir zamanlar, insanlar birisi öldüğünde ruhunu bir karganın ölümün ülkesine taşıdığına inanırlardı. Ama bazen,çok kötü bir şey olduğunda büyük bir keder de taşınırdı ve ruh rahat edemezdi. O zaman bazen, sadece bazen karga yanlış şeyleri düzeltmek için ruhu geri getirebilirdi..."

The Crow böyle etkileyici bir sahneyle başlar izledikten sonra uzun süre etkisini hisettirir insana. The crow da gerçekle sanalı ayırt etmek zor. Eric Draven in nerde başlayıp Brandon Lee nin nerde bittiğini ayırt edemiyorsunuz. Lee; Draven ın kendisi olup onunla yaşıyor, soluk alıyor, karganın geri getirdiği kederli ruhla, sapkın ve adaletsiz şehirde yanlış gidenleri düzeltmek için; adalet için geri dönüyor; Eric Draven la yaşıyor ve ölüyor... Kaderin bir oyunu mu bilinmez ancak kendisi de Eric Draven gibi nişanlısıyla evlilik hazırlıkları yaparken vuruluyor, hem de film çekimleri sırasında kurusıkı tabancadan çıkan mermiyle... Onun ölümü de oynadığı karakterin kaderi gibi adaletsiz oluyor. Oysa ki filmi izlerken bu kez masumiyet kazanacak, yağmur sürekli yağmayacak diye umutlanıyor insan... 

The Crow' u izledikten sonra karga en sevdiğim hayvan, Brandon Lee en sevdiğim oyuncu, CROW en sevdiğim film, Edgar Allen Poe en sevdiğim şair ve onun "Kuzgun" şiiri en sevdiği şiir olmuştu uzun bir süre... 
Film Alex Proyas' ın yönetmenlikteki dehası, Brandon Lee' nin unutulmaz Eric Draven tasviri, eşsiz soundtrack' i ile 90lar ruhunu yaşatan ölümsüz bir eser... 



Son olarak filmin içinde de göndermelerin bulunduğu hatta bir sahnede Brandon Lee' den dizelerini dinleme fırsatı bulduğumuz Kuzgun şiirinden bir bölüm; 

"Kuzgun bir an olsun ayrılmadı, oturdukça oturdu, 
Oturdukça oturdu oda kapımın hemen üstündeki Pallas büstünde; 
Benziyordu gözleri hayal kuran bir şeytanın görüntüsüne, 
Vuruyordu kara gölgesini yere lambadan yansıyan ışık; 
Kapalı kaldu ruhum bu kara gölgenin içinde, 
Kurtulamayacak
Hiçbir zaman!"

Yorumlar

  1. Ben bu filmi izledim.İlk başta gotik olması sebebiyle biraz ürküyor insan ama filmde ki gizem kendini izletiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İzledikten sonra etkisinden çıkmak da güç, en azından bana öyle olmuştu.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Arif V 216

Cem Yılmaz' ın başrolünü oynayıp yazdığı 2004 yapımı G.O.R.A. ve 2008' de gösterime giren A.R.O.G. filmlerinden sonra, bilimkurgu ve fantastik öğeler içeren üçüncü devam filmi Arif V 216 beyazperdeye arz-ı endam etti. Biz de görev bilip izledik. İzlenimlerimi maddeler halinde sıralamak istedim; bu arada dikkat spoiler içerir:


Öncelikle Cem Yılmaz' ın diğer komedi filmleri gibi sadece güldürme kaygısı olmadığı, iyi bir film ortaya çıkarıp sinemasal zevk vermek istediği ortada. Film güldürmemekle eleştirildi; fakat bu adamın istediğinde gözlerimiz yaşarana kadar güldürdüğünü tek kişilik gösterilerinden biliyoruz. Bu sebeple "gidem de gülem" kafasıyla bu filme giden gülmez, onu bir belirtelim.Filmde 60' lı yılların tevazu ve naifliğine bir saygı duruşu, dönemin büyük ustalarına selam ve birçok kült filme göndermeler mevcut. Hatta filmde en iyi işleyen yan bu olsa gerek. Sadri Alışık ve Kerem Alışık' ı;  nam-ı diğer Turist Ömer' i karşı karşıya getiren sa…

14 Şubat Sevgililer Gününde İzlenecek Kalıplardan Sıyrılmış 14 Film

14 Şubat yaklaşıyor ve sevgilisi olanlar, olmayanlar, olanı olduramayanlar romantik film arayışına girdiniz fakat klişelerden bıktınız mı? İşte sizlere sevgilinizle veya yalnız izlenebilecek kalıplardan sıyrılmış 14 film önerisi!


1 - Edward Scissorhand / Makas Eller / 1990 Aslında  Tim Burton / Bir Gotik Çocuk yazımda bu film hakkında yazmıştım. Tüm naifliği ve duygusallığının yanında gotizm, korku ve komediden birer tutam harmanlayan ve gönlümüzü şenlendiren, kar tanesi kadar masum bir masal.



2 -Eternal Sunshine of the Spotless Mind / Sil Baştan / 2004
Şimdi diyebilirsiniz ki biz romantik film denince salya sümük ağlayacağız, bir Kerem ile Aslı bir Leyla ile Mecnun aşkı izleyeceğiz sandık. Sevgili arkadaşlarım bu öyle bir film ki romantizmin kalıplarına tenezzül etmeden en derin duyguları yaşatıyor. İlişkilere hem gerçekçi hem de olağanüstü bir bakış. Jim Carrey ve Kate Winslet' ın ters köşe rolleri de cabası.



3 - The Heiress / Miras / 1949
Daha önce de yorumladığım The Heiress film…