Ana içeriğe atla

14 Şubat Sevgililer Gününde İzlenecek Kalıplardan Sıyrılmış 14 Film


14 Şubat yaklaşıyor ve sevgilisi olanlar, olmayanlar, olanı olduramayanlar romantik film arayışına girdiniz fakat klişelerden bıktınız mı? İşte sizlere sevgilinizle veya yalnız izlenebilecek kalıplardan sıyrılmış 14 film önerisi!


1 - Edward Scissorhand / Makas Eller / 1990
Aslında  Tim Burton / Bir Gotik Çocuk yazımda bu film hakkında yazmıştım. Tüm naifliği ve duygusallığının yanında gotizm, korku ve komediden birer tutam harmanlayan ve gönlümüzü şenlendiren, kar tanesi kadar masum bir masal.



2 - Eternal Sunshine of the Spotless Mind / Sil Baştan / 2004
Şimdi diyebilirsiniz ki biz romantik film denince salya sümük ağlayacağız, bir Kerem ile Aslı bir Leyla ile Mecnun aşkı izleyeceğiz sandık. Sevgili arkadaşlarım bu öyle bir film ki romantizmin kalıplarına tenezzül etmeden en derin duyguları yaşatıyor. İlişkilere hem gerçekçi hem de olağanüstü bir bakış. Jim Carrey ve Kate Winslet' ın ters köşe rolleri de cabası.




3 - The Heiress / Miras / 1949
Daha önce de yorumladığım The Heiress filmi ayakları yere basan, romantizmin yanında acı bir gerçekçilik taşıyor. Güçlü bir alternatif olabilir.




4 - Los Amantes Del Circulo Polar / Kutup Çizgisi Aşıkları / 1998
Yine kendi halinde, kendi tarzında; farklı, özgün ve kalbe dokunan bir film. Küçük anların büyük sonuçlar doğurduğu bir kader hikayesi.




5 - Gone with the Wind / Rüzgar Gibi Geçti / 1939
Döneminde sinemayı hatta dünyayı sallayan film günümüzde klişe olarak geçer mi bilmem ancak yayınlandığı dönemde tabuları yıktığı kesin. 4 saatlik süresinde hem büyük bir aşkı hem de Amerikan iç savaşını epik bir şekilde anlatan film listenin de olmazsa olmazı.



6 - Garsoniyer / The Apartment / 1960
Ben bu kadar birbirine yakışan ikili, bu kadar güzel seven bir adam daha görmedim perdede! Jack Lemmon ve Shirley Maclaine' in inanılmaz kimyası ve Billy Wilder ustanın sihirli elleriyle ilmek ilmek işlenen, en tatlı en sevimli aşk hikayelerinden biri.



7 - Kısa Tesadüfler / Brief Encounter / 1945
Bir yasak aşk olması sebebiyle belki sevgililer günü ile tezat oluşturacak bir film; ancak o kadar naif ve seviyeli ki.. Kesinlikle izlenmeli!



8 - Aşka Vakit Yok / What's Up Doc? / 1972
Tabiri caizse bu listedeki en çıtır çerez film. Ancak o kadar tatlılar ki izlediğimde çok eğlenmiştim. Sevgililer gününde yüzünüzde tatlı bir tebessüm oluşmasını istiyorsanız aradığınız film burada.



9 - Jane Eyre / 2011
Bir kere Michael Fassbender çok karizmatik bir adam bunu belirtmem gerek. Cary Fukunaga' nın ünlü romana sade ve güçlü yorumu, Mia Wasikowska' nın minimal oyunu ve tabii ki Michael Fassbender ... 



10 - The Ghost and Mrs Muir / 1947
Yine çok tatlı, naif ve türlerin melezi olan bir aşk hikayesi. Mesafeli Mrs Muir ve evindeki hayalet arasında! 



11 - Abre Los Ojos / Aç Gözünü / 1997
Daha sonra Vanilla Sky ismiyle Hollywood çevrimi yapıldı ancak benim favorim, Alejandro Amenabar' ın yönettiği Abre Los Ojos. Sevgililer günü için uygun olmasını düşünmemin sebebi; tüm hikayenin aşkla şekillenmesi!



12 - Bufallo '66 / 1998
Yönetmenliğini, yazarlığını ve başrolünü Vincent Gallo' nun üstlendiği film oldukça sıradışı bir sevgililer günü tercihi olabilir :)



13 - Carol / 2015
2015 yılında her iki kadın oyuncusuna Oscar adaylığı getiren Todd Haynes yapımı film, nitelikli ve titiz bir film. İki kadın arasındaki aşkı sululuğa varmadan; duygu yoğunluğunu yaşatarak yansıtması oldukça başarılı. İzlenebilecek farklı bir seçenek.



14 - Casablanca / Kazablanka / 1942
Böyle bir listeye en ünlü romantik filmi koymak olmadı belki ama bu filmsiz bir sevgililer günü listesi düşünemiyorum. Ayrıca ünlü olması klişe olduğu anlamına gelmiyor. Naif, tutkulu, romantik...
Bu güzel filmden güzel bir replik ile bitirelim bu listeyi:

Ilsa: Sana iki kelimelik, sonunu bilmediğim bir hikaye anlatayım mı?
Rick: Evet.
Ilsa: Seni seviyorum.


Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Arif V 216

Cem Yılmaz' ın başrolünü oynayıp yazdığı 2004 yapımı G.O.R.A. ve 2008' de gösterime giren A.R.O.G. filmlerinden sonra, bilimkurgu ve fantastik öğeler içeren üçüncü devam filmi Arif V 216 beyazperdeye arz-ı endam etti. Biz de görev bilip izledik. İzlenimlerimi maddeler halinde sıralamak istedim; bu arada dikkat spoiler içerir:


Öncelikle Cem Yılmaz' ın diğer komedi filmleri gibi sadece güldürme kaygısı olmadığı, iyi bir film ortaya çıkarıp sinemasal zevk vermek istediği ortada. Film güldürmemekle eleştirildi; fakat bu adamın istediğinde gözlerimiz yaşarana kadar güldürdüğünü tek kişilik gösterilerinden biliyoruz. Bu sebeple "gidem de gülem" kafasıyla bu filme giden gülmez, onu bir belirtelim.Filmde 60' lı yılların tevazu ve naifliğine bir saygı duruşu, dönemin büyük ustalarına selam ve birçok kült filme göndermeler mevcut. Hatta filmde en iyi işleyen yan bu olsa gerek. Sadri Alışık ve Kerem Alışık' ı;  nam-ı diğer Turist Ömer' i karşı karşıya getiren sa…

The Crow / Karga / 1994

Karanlık, kasvetli ve üzerinde alevler yükselen şehri fondaki ney sesiyle bir karganın gözüyle görürüz ve kız çocuğunun sesi şöyle der; "Bir zamanlar, insanlar birisi öldüğünde ruhunu bir karganın ölümün ülkesine taşıdığına inanırlardı. Ama bazen,çok kötü bir şey olduğunda büyük bir keder de taşınırdı ve ruh rahat edemezdi. O zaman bazen, sadece bazen karga yanlış şeyleri düzeltmek için ruhu geri getirebilirdi..."

The Crow böyle etkileyici bir sahneyle başlar izledikten sonra uzun süre etkisini hisettirir insana. The crow da gerçekle sanalı ayırt etmek zor. Eric Draven in nerde başlayıp Brandon Lee nin nerde bittiğini ayırt edemiyorsunuz. Lee; Draven ın kendisi olup onunla yaşıyor, soluk alıyor, karganın geri getirdiği kederli ruhla, sapkın ve adaletsiz şehirde yanlış gidenleri düzeltmek için; adalet için geri dönüyor; Eric Draven la yaşıyor ve ölüyor... Kaderin bir oyunu mu bilinmez ancak kendisi de Eric Draven gibi nişanlısıyla evlilik hazırlıkları yaparken vuruluyor, hem d…